Öncelikle fuar merkezi olan CNR'a ulaşmak için baya bi cebellendim. Otobüs'le Esenler ordan Metro'yla CNR'a çok rahat bir şekilde geçebilcekken pintiliğim tuttu ve İzmit'ten trenle Kadıköy'e, ordan vapurla Karaköy, ordan trenvay'a atlayıp Aksaray'a geçtim. Dur daha bitmedi, ordan da Metro'ya atlayıp Dünya Ticaret Merkezinde indim. Sonunda ulaşmıştım. Saat 10'da trene binip 14te CNR'a varmıştım :)
Fuar'a girer girmez Honda stand'ı karşıladı ve yeni model Fireblade'i görmüş oldum. Üstüne oturtmadılar o başka.

Daha sonra almak istediğim Cıbır 125'i gördüm. Direk atladım üstüne. Zaten kimse yoktu başında garibin. Bindim inesim gelmedi. Nakitim olsa alıp götürcektim eve :) Bu arada Cıbırın yeni rakibi Yamaha YZF R125 gerçekten hayvan bir motor olmuş. Tip olarak Honda rakip bile olamaz diyorum. Ama fiyatı yüksek geldi benim için.

Tipini beğenmediğim ama dünyanın en ünlü motorlarından biri olan Suzuki Hayabusa'yıda es geçmedim. Ne kadar beğenmesemde üstüne oturup hayal gücümle biraz similasyon yaptım. Gayet hoştu. (Tabi ki resimdeki ben değilim, ben mavi olana binmiştim :p)

Fuar'ın en dikkat çekici standı tabiki TT Custom Choppers'tı. Etrafı tellerle çevirmişler, ölüm tehlikesi, motor parçaları, dansçı kızları vs. vs. herşeyiyle mükemmel bir stand olmuş. Fuarı gezerken bu stand'a üç kere uğradım.

Dünya şampiyonumuz Kenan Sofuoğlu'nu yakından görme, imzalı posterini (izdihamdan zorda olsa) almakta nasip oldu.
Fuar'ın kötü yanları fazla gürültülü olmasıydı, 2 saate yakın gezdim, başım çatlıyodu. Birde sadece maken görmeye gelen motorla alakasız tipler vardı. Adamlar kadın kadın kadın kadın diye geziniyodu ellerinde kameralı telefonlarla.
Sonuç olarak güzel bir organizasyonda, 2009'da kini iple çekiyorum. Bu sefer hazırlıklı gidicem, üstelik motorumla :)